KETOJENİK DİYET

KETOJENİK DİYET

KETOJENİK DİYET

01.05.2025

KETOJENİK DİYET

Ketojenik diyet aslında epilepsi gibi nörolojik hastalıkların tedavisi için ortaya çıkmıştır. Çok düşük karbonhidratlı, yüksek yağlı bir diyettir. Karbonhidrat alımını büyük ölçüde azaltarak yağa dönüşümünü sağlamaktadır. Karbonhidrat alımı günde 30-50 gramdan daha azıyla sınırlandırılmaktadır. Karbonhidratlardaki bu azalma vücudu ketozis adı verilen metabolik bir duruma sokmaktadır. Bu olduğunda vücut, enerji için yağ yakmaya başlamaktadır. Aynı zamanda, yağlar karaciğerde ketonlara da dönüşerek beyin için hızlı bir enerji sağlamaktadırlar.

Ketojenik diyet, kilo verme amaçlı sıkça kullanılmaktadır. Karbonhidrat tüketimi oldukça sınırlı olduğu için yüksek karbonhidrat içeren besinler diyetten çıkarılmaktadır. Diyetin büyük çoğunluğu protein ve yağlardan oluşmaktadır (özellikle iyi yağlar). Kilo kaybında etkili bir yöntemdir. Ketojenik diyet, kilo vermede düşük yağlı bir diyetten çok daha etkili olabilmektedir. Ek olarak ketojenik diyette genellikle aç kalınmamaktadır. Bu diyetin uzman kontrolü ile uygulanması önemlidir ve birçok çeşidi bulunmaktadır.

Ketojenik Diyet Çeşitleri

Standart Ketojenik Diyet (SKD): Çok düşük karbonhidratlı, orta proteinli ve yüksek yağlı bir diyettir. Tipik olarak % 75 yağ, % 20 protein ve sadece% 5 karbonhidrat içermektedir. Sıklıkla bu kullanılmaktadır. 

Döngüsel Ketojenik Diyet (CKD): 5 gün ketojenik, ardından 2 gün yüksek karbonhidrat şeklindedir. Daha yüksek karbonhidrat içermektedir.

Hedeflenen Ketojenik Diyet (TKD): Antremanlara karbonhidrat eklemeyi sağlamaktadır.

Yüksek proteinli ketojenik diyet: Bu, standart ketojenik diyete benzemekte ancak daha fazla protein içermektedir. Genellikle % 60 yağ, % 35 protein ve % 5 karbonhidrat içermektedir.

Ketojenik diyetler kilo kaybını şu yollarla sağlamaktadır:

Yüksek protein alımı: Yüksek protein, kısa dönemde kilo kaybına yardımcı olabilmektedir.

Bazı besinlerin azaltılması: Karbonhidrat alımınızı sınırlandırmak yemek seçeneklerinizi de sınırlar. Bu da yağ yakımını sağlamaktadır.

Glikoneogenez: Vücut, yağ ve proteini yakıt için karbonhidrat haline getirmektedir. Bu işlem enerji harcanmasına sebep olmaktadır.

İştah kapatıcı etki: Ketojenik diyetler, tok hissetmeye yardımcı olmaktadır. Bu, açlık hormonlarındaki değişikliklerle gerçekleşmektedir.

Artmış insülin duyarlılığı: Bu yolla serum insülin ve kan şekeri seviyelerinde önemli azalmalara ve yağ kaybına neden olabilmektedir.

Yağ depolanmasının azalması: Bazı araştırmalarda ketojenik diyetin, alınan fazla şekeri yağa dönüştürme süreci olan lipogenezi azaltabileceği gösterilmiştir.

Yağ yakımının artması: Ketojenik diyette başlıca enerji kaynağı yağ olduğu için her türlü aktivitede yakılan yağ miktarını artmaktadır.

 

 

 

 

 

Ketojenik Diyette Azaltılması Gereken Besinler

  • Şeker, şekerli besinler ve içecekler
  • Tahıllar veya nişastalar: Buğday bazlı ürünler, pirinç, makarna, mısır gevreği vb.
  • Meyve: Sadece karbonhidrat oranı düşük meyveler tüketilmelidir. 

Düşük karbonhidrat içeren meyveler:

Avokado : 2 gram karbonhidrat 

Limon: 4 gram karbonhidrat 

Misket limonu: 5 gram karbonhidrat

Böğürtlen: 6 gram karbonhidrat 

Ahududu: 7 gram karbonhidrat 

Çilek : 8 gram karbonhidrat 

Karpuz:  10.5 gram karbonhidrat

Kavun:  11.5 gram karbonhidrat

Şeftali:  12.5 gram karbonhidrat 

  • Fasulye veya baklagiller: Bezelye, barbunya, mercimek, nohut vb.
  • Kök sebzeler ve yumrular: Patates, tatlı patates, havuç, vb.
  • Az yağlı ürünler veya diyet ürünleri: Bunlar yüksek oranda işlenmişlerdir ve genellikle karbonhidrat içerikleri yüksektir.
  • İşlenmiş gıdalar
  • Bazı çeşniler veya soslar: Bunlar genellikle şeker ve sağlıksız yağ içermektedirler.
  • Sağlıksız yağlar: İşlenmiş bitkisel yağ, mayonez vb. alımı sınırlandırılmalıdır.
  • Alkol: Karbonhidrat içeriği nedeniyle, birçok alkollü içki kişiyi ketoziden çıkarabilmektedir.
  • Şekersiz diyet gıdalar: Bunlar genellikle şeker alkollerinden yüksektirler ve bu da keton seviyelerini etkileyebilmektedir. Ayrıca yüksek oranda işlenmiştirler.

Ketojenik Diyeti Oluşturan Besinler:

  • Et: Kırmızı et,tavuk ve hindi
  • Yağlı balıklar: Somon, alabalık, ton balığı, uskumru vb.
  • Yumurta
  • Peynir: İşlenmemiş peynirler
  • Kuruyemiş ve yağlı tohumlar: Badem, ceviz, keten tohumu, kabak çekirdeği, chia tohumu vb.
  • Sağlıklı yağlar:  Sızma zeytinyağı, hindistancevizi yağı ve avokado yağı.
  • Avokado.
  • Düşük karbonhidratlı sebzeler: Yeşil sebzelerin çoğu, domates, soğan, biber vb.
  • Çeşniler: Tuz, karabiber ve çeşitli sağlıklı bitki ve baharatları kullanılabilmektedir.

Dışarıda yemek yerken peynir, et, balık veya yumurta bazlı bir tabak seçilmelidir. Karbonhidrat veya nişasta yerine fazladan sebze sipariş edilebilir. Örneğin etinizin yanında gelen patates kızartmasını sebze ile değiştirebilirsiniz. 

3 Günlük Örnek Menü

Pazartesi

  • Kahvaltı: Kıymalı yumurta ve domates. (yumurta hindistan cevizi yağı ile yapılabilir.)
  • Öğle yemeği: Zeytinyağlı tavuklu salata, beyaz peynir.
  • Akşam yemeği: Zeytinyağı ile pişirilmiş kuşkonmazlı somon balığı.

Salı

  • Kahvaltı: Yumurta, domates, fesleğen ve keçi peynirli omlet.
  • Öğle yemeği: Badem sütü, yer fıstığı yağı, kakao tozu ve yoğurt.
  • Akşam Yemeği: Köfte (ekmek eklenmemeli), kaşar peyniri ve sebze.

Çarşamba

  • Kahvaltı: Avokado, biber, soğan ve baharatlı omlet.
  • Öğle yemeği: Zeytinyağlı somon salatası ve avokado.
  • Akşam Yemeği: Parmesan peyniri, brokoli ve et pirzola.

Sağlığa Olumlu Etkileri:

İnsülin duyarlılığını arttırarak serum insülin ve kan şekeri seviyelerinde önemli azalmalara ve yağ kaybına neden olabilmektedir; bunlar tip 2 diyabet veya prediyabetli (gizli şeker) insanlar için önemli olumlu etkilerdir. 

Kalp hastalığı: Ketojenik diyette yağ olarak bol miktarda sağlıklı yağ yemek (örn: avokado, zeytinyağı, fındık, yağlı tohumlar) iyi tür kolesterol olan HDL kolesterolü yükseltmektedir. Ayrıca kan basıncını da düşürmektedir. LDL - HDL oranını iyileştirmektedir. Yani LDL'nin etkilerini dengelemeye yardımcı olan HDL kolesterolü artırmaktadır. Trigliseritleri düşürmekte, kalp hastalığı riskini azaltabilmektedir. Araştırmalarda; ketojenik diyetin kolesterol seviyelerini, kalp sağlığını ve metabolik sağlığı olumlu yönde etkileyebileceği bulunmuştur. Kalp hastalığı olan veya geliştirme riski yüksek olan kişilerin bu diyette de kolesterol ve doymuş yağ alımlarını sınırlamaları gerekmektedir.

Kanser: Ketojenik diyet, çeşitli kanser türlerini tedavi etmek ve tümör büyümesini yavaşlatmak için kullanılmaktadır.

Alzheimer hastalığı: Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatıp semptomlarını azaltabilmektedir.

Epilepsi: Ketojenik diyet, epileptik hastalarda nöbet sayılarını önemli derecede azaltmakta ve tedavi olarak kullanılmaktadır.

Polikistik Over Sendromu (PCOS): Ketojenik diyet, insülin seviyelerini azaltarak PCOS’ta olumlu etki gösterebilmektedir.

Parkinson hastalığı: Yapılan bir çalışmada ketojenik diyetin parkinson hastalığının semptomlarını iyileştirmeye yardımcı olduğu bulunmuştur.

Akne: Düşük insülin seviyeleri, daha az şeker veya işlenmiş besin tüketimi; aknelerin iyileşmesine yardım edebilmektedir. 

Gibi olumlu etkileri vardır fakat araştırmaların güvenirliliği ve kesinliği için çalışmalar şuanda yeterli değildir. 

Ayrıca bu diyetin olumsuz birçok etkisi de bulunmaktadır.

Sağlığa Olumsuz Etkileri:

  • Diyete uyum güç olduğu için sürdürülebilir bir diyet değildir. Eski beslenme alışkanlıklarına geri dönülmesi halinde sık sık kilo alıp verme durumu görülür. Bu da ilerleyen dönemlerde metabolizmanın yavaşlamasına sebep olarak kilo vermeyi zorlaştırabilmektedir. 
  • Sıvı ve elektrolit kaybı
  • İdrarda ve ağızda aseton kokusu
  • Diyette besin eksiklikleri
  • Karaciğer işlevinde bozukluklar: Yüksek yağı metabolize etmek, karaciğeri yormaktadır. 
  • Böbrek Sorunları: Böbrekler proteinlerin parçalanmasına yardımcı olmaktadır. Uzun süreli gereğinden fazla protein alımı böbreklerde yük oluşturmaktadır. Gut hastalığı riski ve böbrek taşları görülebilmektedir.
  • Osteoporoz
  • Ketozis durumuyla şok, bilinç kaybı (Ketoasidoz, genellikle Tip I diyabet hastalarının yaşam kalitelerini olumsuz etkileyerek ölüme bile sebep olabilecek bir durumdur. Ketozis, ketoasidozun hafif bir şeklidir. Bu sebeple çok ciddi olarak algılanmamaktadır.)
  • Kanser Riski (kolon kanseri)
  • Beyin fonksiyonlarında bozulma: Karbonhidrat alımının azalmasına bağlı olarak oluşabilir.     
  • Mikrobiyata üzerine olumsuz etki: Yüksek protein ve düşük karbonhidrat içerikli diyetin bağırsak mikrobiyotasında faydalı bakterilerden Roseburia ve Eubacterium rectale düzeylerini düşürdüğü ve feçeste sağlık üzerinde birçok olumlu etkisi bütiratın oranını azalttığı gösterilmiştir.
  • Ağız kokusu, kabızlık, genel güçsüzlük, baş dönmesi, baş ağrısı, saç kaybı, kas krampları gibi etkilerinin de olduğu görülmüştür.
  • Yetersiz karbonhidrat alımı ile ciddi kan şekeri düşüşleri de görülebilmektedir. Bu sebeple diyabeti olan bireylerin sağlık uzmanına danışmadan bu diyeti uygulaması sakıncalıdır.

Bütün bu etkilere bakıldığında hızlı ağırlık kaybı sağlayan ancak uzun dönemde zararlı etkileri görülen ve yine uzun dönemde bazı olası etkileri henüz net olarak açıklanamayan diyetler yerine, yeterli ve dengeli bir beslenme programı ile ağırlık kaybı daha güvenilirdir.

Online Randevu

Formunuzu doldurun, uzmanlarımız en kısa sürede sizinle iletişime geçsin